ÜMMETİ MUHAMMED’DİN BAYRAMI KUTLU OLSUN!
NERDE O BAYRAMLAR DEMEYELİM Mİ?
SON NEFESİMDE BİLE ÖZLEDİĞİM BAYRAM
Benim adım çocuktu.
Ben olmasam bayram da olmazdı. 6-7 yaşlarımda yaşadığım o anılarımı hâlâ özlemle, gözlerim buğulanarak hatırlarım. Ah o heyecanı, o mübarek Ramazan nurunun son güne yansıması…
Bayram sabahı köy çeşmelerinde zemzem suyu akardı. Öyle inanılmıştı…
Anam erken saatlerde kovaları doldurmuş beni ve kardeşimi alüminyum leğende yıkardı. “Zemzem suyu ile yıkanıyorsunuz,” derdi. Sanki içimiz dışımız nurlanırdı. Her zamankinden farklı, cıvıl cıvıl bir hava hâkimdi köy sokaklarında… Banyomuzun arkasından birbirinden güzel kıyafetlerimizi giyer köy camisinin önüne heyecanla giderdik.
Bütün çocuklar gelirdi. Bizler cami avlusunda beklerken pencerelerden dışarı sızan “Allahüekber, Allahüekber,” tekbirlerini duyunca:
“Çıkıyorlar, çıkıyorlar,” diye bağrışarak toplanırdık.
Büyükten küçüğe doğru bayramlaşmanın tadı yaşanırdı. Arkasından büyüklerimiz sepetlerle getirdikleri helvaları dağıtırlardı çocuklara…
Ben 6, 7 tane yumurta büyüklüğünde helva topaklarından kapar gibi alırdım. Yüzlerde tatlı bir gülümseme ile büyüklerin çevresine dolardık.
Bazıları 2,5 kuruş, beş kuruş dağıtırlardı. Köy erkeklerinin bayramlaşmasının arkasından evlerimize helvalarla sevinç içinde dönerdik. Sıra evde bayramlaşmaya gelirdi.
Ben şimdi varım, yarın yok olacağım. Evet işte o bayramlar da öyle. Bir daha geri gelmeyen günler. İlmin ve hikmetin estiği o bayramın tadı mı kaldı şimdi. Hatırladıkça sinemden hüzünlü âhları çıkıyor. Nerde o bayramlar…
ŞÜKRÜ ALTIN
(ARAŞTIRMACI – TARİHÇİ YAZAR)