|
|
Çankırı İHH tarafından organize edilen, İşgalci İsrail'in idam kararlarına tepki amacıyla 12 Nisan 2026 Pazar günü yola çıkan Özgürlük ve Sumud filosunun yanında olduğunu göstermek için araç konvoyu ve basın açıklaması düzenlenmiştir
Çankırı Çarşamba Pazarında başlayan araç konvoyu Çankırı’yı turladıktan sonra tekrar Çarşamba Pazarı bölgesine gelip basın açıklaması düzenlendi.
Ak Parti İl Başkanı Koray Erdoğan, Memur-Sen Konfederasyonu Engelliler Komisyonu Başkanı- Eğitim-Bir-Sen Çankırı Şube Başkanı Ahmet Dönmez, İHH Çankırı İl Başkanı Hasan Kale, önceki dönem Milli Eğitim Müdürü Muammer Öztürk, okul müdürleri STK temsilcileri ve çok sayıda Çankırı katıldı.
Konvoy sonrası Nevzat Ayaz Sosyal Bilimler Lisesi Müdürü ve İHH gönüllüsü Mustafa Volkan Kavak tarafından yapılan basın açıklamasından şunlar ifade edildi. “Kıymetli Basın Mensupları ve Zulme Sessiz kalmayan vicdanlı Çankırı halkı, İlk kıblemizin bu mahzun günlerinde, Kudüs’e kardeş bir şehirde “ÇANKIRI ’da” gönlümüzde Filistin’de idam kararları sızısıyla ve insanlık onurunun ayaklar altına alındığı, hukukun bir intikam aracına dönüştürüldüğü karanlık bir karara karşı olduğumuzu ilan etmek, tarihin en büyük soykırımlarından birine karşı insanlığı savunmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz.
Zulme karşı durmak, sadece Müslümanların değil; vicdanı körelmemiş tüm insanların ortak mücadelesidir.
İslam coğrafyalarında bugün büyük zulümlere şahitlik ediyoruz. İşgalci İsrail ve onun en büyük hamisi ABD tarafından yürütülen sistematik saldırganlık politikaları; Filistin’den Yemen’e, Lübnan’dan Suriye’ye ve son olarak İran’a uzanan geniş bir sahada telafisi imkânsız acılara ve yıkımlara yol açıyor.
Filistin’de on yıllardır devam eden işgal ve abluka, özellikle 7 Ekim 2023 sonrası süreçte tam anlamıyla bir soykırıma dönüştü. Gazze Şeridi'nde çocuk, kadın ve yaşlı ayırt etmeksizin gerçekleştirilen katliamlar, uluslararası hukuku ve insanlık onurunu ayaklar altına almaktadır. Yine Batı Şeria’da yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve sivillere yönelik şiddet, Filistin halkının yaşama hakkını elinden almakta, tam anlamıyla bir haydutluk sergilenmektedir. Gazze'deki şehit sayısının resmi rakamların çok daha üzerinde olduğu, sayıları dâhi tespit edilemeyen on binlerce sivilin enkaz altında kaldığı ve açlığın bir silah olarak kullanıldığı acı bir gerçektir.
Kıymetli kardeşler; Gazze’de ilan edilen ateşkese rağmen saldırılarını durdurmayan, Batı Şeria’da hukuk tanımayan ve Müslümanların ilk kıblesi, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) miracı olan Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatarak ( elhamdülillah açıldı) müminlerin yüreğini yaralayan, Lübnan, Suriye, Yemen ve İran topraklarına yönelik gerçekleştirdiği saldırı ve katliamlar ile büyük kayıplara ve acılara sebep olan işgalci rejim; şimdi de "idam yasası" adı altında bir cinayet mekanizması kurmaya çalışmaktadır. Haklarını ve topraklarını savunan kahramanları idam sehpalarıyla korkutacağını sananlar, Şeyh Ahmed Yasinlerin, Rantisilerin, Yahya Sinvarların mirasına baksınlar! Sizin darağaçlarınız, bizim şehadet aşkımızı ve direniş irademizi asla kıramayacaktır. Esirler onurumuzdur, onları Siyonistlerin insafına terk etmeyeceğiz!
İdam kararlarının savcılık talebi olmaksızın, mahkemelerde basit çoğunlukla alınabilmesi ve af yollarının tamamen kapatılması, "hükmün" adalet için değil, bir halkı topyekûn imha etmek için verildiğinin açık kanıtıdır. Bu durum, hem medeni ve siyasi haklara İlişkin Uluslararası sözleşmelere hem de uluslararası teamüllere tamamen aykırıdır. İnsani hiçbir değeri gözetmeden ceza evlerinde tutuklu bulunan on binlerce kişiyi idam etme girişimi, caniliğin ta kendisidir.
İşgalci rejim, arkasına aldığı ABD başta olmak üzere küresel şer odaklarıyla birlikte coğrafyamızı topyekûn bir ateş çemberine sürüklemek istiyor. Kundaktaki bebekler, çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve siviller bombaların hedefi oluyor. Coğrafyamızdan her saat, her dakika acı haberler geliyor. Amaçları, coğrafyamızı parçalamak, halkları birbirine kırdırmak ve "Büyük İsrail" hayali uğruna Ortadoğu’yu bir kan gölüne çevirmek!
İşgalci rejim, sadece Filistin’in değil; Suriye’nin, Yemen’in, Lübnan’ın, İran’ın ve nihayetinde Anadolu’nun güvenliğine kastetmektedir. Bu saldırılar, can çekişen bir terör devletinin son çırpınışlarıdır.
Sadece Müslümanlar olarak değil, dünya çapında vicdan sahibi tüm insanlarla bir olarak direnmeliyiz. Geçen yıl Akdeniz'de destansı bir mücadele veren Sumud Filosu böyle bir ortak direnişti. Sumud filosu şimdi yine, yeniden harekete geçmek üzere. Dünya çapında devam eden bir boykot hareketi var. Boykotta daha kararlı ve yaygın bir çaba içinde olmalıyız. Her türlü iletişim aracını kullanarak, insanlara ulaşmalı, Siyonizm’e karşı bilinç oluşturmalıyız. Günden güne daha fazla saldırganlaşan işgalci ve soykırımcı çeteye teslim olmamalıyız.
İsrail'in hukuk tanımaz ve uslanmaz bu alçak tavrı karşısında tüm Müslüman liderler ve uluslararası kamuoyu harekete geçmelidir.
Buradan Çankırı’dan Çağrıda Bulunuyoruz:
Ey halkı Müslüman olan Ülkelerinin Liderleri:
Kınama mesajlarını bırakın, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü için somut, caydırıcı, askeri ve ekonomik adımları derhal atın!
İşgal altındaki topraklarda süregelen gayri insani ve gayri hukuki tüm uygulamaların son bulması için siyasi, hukuki ve diplomatik tüm imkânlarınızı seferber edin. İnsan onurunu ve adil yargılanma hakkını hiçe sayan bu idam yasasına karşı derhal yaptırım uygulayın!
Coğrafyamızda ne bir Amerikan üssü ne de siyonist bir devlet görmek istemiyoruz. Bizim topraklarımızla ilgili ne Washinghton’un, ne Londra’nın ne de Tel Aviv’in en küçük bir tasarruf yetkisi ve hakkı yoktur! Ortadoğu’nun huzurunun anahtarı, işgalin tamamen sona ermesiyle mümkün olacaktır.
Ey Uluslararası Toplum:
İHH olarak, zindanlardaki binlerce Filistinli esirin can güvenliğinden başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası toplumu sorumlu tutuyoruz. 90 günlük infaz süreciyle dayatılan bu "hızlı katliam" mekanizmasına karşı sessiz kalmak, bu suça ortak olmaktır.
Bu hukuksuz kararın durdurulması için gereken adımları atmakta ne bekliyorsunuz?
Başta Tüm dünya devletleri olarak, bu yasayı savaş suçu olarak tanımaya ve diplomatik/ekonomik yaptırımları derhal başlatmakta daha ne kadar bekleyeceksiniz?
Kendi koyduğunuz hukuk kurallarının Siyonistler tarafından çiğnenmesine daha ne kadar seyirci kalacaksınız?
Ey Vicdan Sahibi Kardeşlerim:
Boykotu gevşetmeyin, meydanları terk etmeyin. Filistin’in sesi olmayı bir yaşam biçimi haline getirin.
Evet! Mescid-i Aksa müminleri bekliyor. Kudüs, müminleri bekliyor.
Merhum Kudüs Şairi Nuri Pakdil demişti ya 'Yürü kardeşim, ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin!' Bugün de burada, ayaklarımıza bir Kudüs gücü gelsin diye toplandık.
Bu yolda yürümeye, sürünmeye, ölmeye varız. Bu yoldan dönmeyiz, dönmeyeceğiz!
İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı unutmayacağız, unutturmayacağız!
Yaşasın Özgür Kudüs! Yaşasın Küresel İntifada! Kahrolsun Siyonizm, Kahrolsun Emperyalizm!
Özgür Kudüs'te, Mescidi Aksa avlusunda hep beraber saf tutmak duasıyla, Allah'a emanet olun.” Dedi.
Basın açıklamasına katılan Çankırılılar daha sonra İsrail’i telin eden sloganlarla programı sona erdirdi.