0

Konuk Yazarlar

17-02-2016 21:27

Konuk Yazarlar

Sağduyulu Olmak
Sevgili okurlar;
Son günlerde ülkemizde yaşanan, ne dinimizin nede kültürümüzün tasvip etmediği olaylara beraber göz atalım ve birlikte değerlendirelim. Önce olayların çıkış nedenine gitmek gerekirse;  olayların çıkış nedeni hepimizin bildiği üzere Çin Sincan Uygur Özerk Bölgesinde bulunan kardeşlerimize Çinlilerin yapmış olduğu insanlık dışı zulümdür. Öncelikle bu zulmü vatandaş olarak şiddetle kınıyor, Yüce Allahtan bu mübarek günlerde kardeşlerimizi bu zulümden kurtarması için dua ediyoruz. Ayrıca bu zulmü yapan zalimleride yine Allaha havale ediyoruz. Sevgili okurlar takdir edersiniz ki duadan başka elimizden ne gelebilir ki.  Hadisi Şerifte ne diyor: “Bir kötülük gördüğünde önce elinle düzelt, düzeltemezsen dilinle düzelt, yine düzetemezsen kalbinle buğz et.” diyor. Şimdi eliyle ve diliyle düzeltecek olan diplomatik yollardan devletimizdir. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarıda basın açıklaması ve tepki yürüyüşü düzenlemektedirler. Bizede vatandaş olarak, kalbimizden buğz etmek ve bol bol dua etmek düşüyor.
Şimdi ülkemizde son günlerde yaşanan olaylara dönelim.

Haber 1: Ülkemizde turistik gezi için bulunan Güney Koreli vatandaşlara; Çinli oldukları zannedildiği için vatandaşlarımızca saldırıda bulunuldu.
Haber 2: Ülkemizde bulunan Çin lokantasına saldırıldı. Üstelik lokanta sahibi, zulümden kaçan Uygur Türkü bir kardeşimiz.
Haber 3: Tayland Elçiliğine yapılan saldırı esnasında oradan geçmekte olan bir kadına Çinli olduğu zannıyla saldırıldı.

Sevgili okurlar; bu haberler son bir hafta içerisinde ülkemizde yaşandı ve müsebbibi de bizim vatandaşlarımız. İzninizle bu olaylar üzerine birkaç cümle sözüm olacak: Ne zamandan beri bizler, suçu olmayan savunmasız misafirlerimize saldırıyoruz. Bizim dinimizde ve tarihimizde olmayan, gayrimeşru olaylara başvuruyoruz. Yazık ki bize önyargılarımız artık hastalık haline gelmiş. Zehirlenmişiz. Sağduyudan uzaklaşmışız. Böyle yaparak intikam mı alınır. İçimiz mi soğur. Ben söyleyim elimize hiç bir şey geçmez. Bu olaylar; sadece şov olarak kalır ve bizim ne kadar ucuz kahramanlık yaptığımızı gösterir. Haklıyken haksız duruma düşeriz. Hatta ve hatta deyim yerindeyse o zalimlerden bir farkımız bile kalmaz.  Bizler ki bu topraklarda yaşamış; aşkıyla bilinen Yunus Emre’nin, hoşgörüsü ile bilinen Mevla’nın, sağduyusuyla bilinen Bediuzzaman Said Nursi’nin ayak bastığı yerlere ayağımızı basmışız. Bizler ki başına taş yediğinde sadece dua eden bir Peygamberin lideri olduğu dine inanmışız.

Sevgili okurlar, Allah’ın izniyle bu tatsız olaylar ne ilimizde nede ülkemizde bir daha yaşanmaz. Ayrıca Yüce Allah bizleri sağduyudan, hoşgörüden ve doğrudan ayırmaz.
Selam ve dua ile sağlıcakla kalın… 

Konuk Yazar: Hamza Uğur

Bu haber 9525 defa okunmuştur.

Köşe Yazarları
kose Türk Olmak;03-05-2018