0

Tahsin Ötgüç

14-03-2016 23:59

Tahsin Ötgüç

Annesi Buhar adan Anadolu ya göç etmiş bir annenin kızı olan Emine Şerif, babası ise Kosova doğumlu, fatih cami medresesi hocalarından Mehmet Tahir Efendi dir. Mehmet Akif Ersoy’un çocukluğunun büyük bir kısmı annesinin fatih- sarı güzeldeki evinde geçti. Nuriye adında bir kız kardeşi vardı.


İlköğretimini fatihte Emir Buhari mektebinde bitirdi. Ortaöğrenimine fatih merkez rüştiyesinde başladı. Dil derslerine büyük ilgi duyan M. Akif, rüştiyedeki eğitimi boyunca Türkçe Arapça farsça ve Fransızcada hep birinci oldu. Babasının desteğiyle 1885 yılında mülkiye idaresine kaydoldu. 1888 yılında babasını kaybetmesi ve fatihte çıkan yangında evlerinin yanması sonucu ailenin yoksulluğa düşmesinden dolayı, bir an önce meslek sahibi olmak isteyen M. Akif, okulunu bırakarak ziraat ve baytar mektebine (Tarım ve Veterinerlik okulu) kaydoldu. Bu okulu 1893 yılında bitirdi. Üniversite mezunu olduğu halde 20 yaşında Kur’an-ı Kerimi ezberleyerek 6 ayda hafız oldu.

 Mehmet Akif ziraat bakanlığında 1893 ile 1913 yıllarında memur olarak görev yaptı.Başlangıçta müfettiş yardımcılığı,1898 yılında Tophane-i Amire veznedarı Mehmet Emin Bey’in kızı İsmet hanımla evlendi.Bu evlilikten cemile, Feride,Suadi,İbrahim Naim,
Emin,Tahir adlı çocukları oldu.Akif, edebiyata olan ilgisini şiir yazarak ve edebiyat öğretmenliği yaparak sürdürdü.İstanbul’da bulunduğu sırada bakanlıktaki görevinin yanı sıra halkalı Ziraat ve baytar mektebinde kompozisyon,daha sonra çiftçilik makinesi mektebinde Türkçe dersleri vermek üzere 1906 ile 1907 yıllarında öğretmen olarak görev yaptı.

Mehmet Akif,1908 yılında Darül fununda Edebiyat-i Osmaniye dersleri vermeye başladı..Balkan savaşından sonra 1913  yılında mezkur görevinden ayrıldı.1918 yılında Darül Hikmet-il İslami ye cemiyeti baş katipliğine atandı.Burada çalışırken Said Hilmi paşanın İslamlaşmak adlı eserini Farsçadan Türkçeye çevirdi.
 Mehmet Akif, Mustafa Kemal Paşanın daveti üzerine 24 Nisan 1920 tarihinde Ankara ya geldi. Milli mücadeleye şair, hatip, seyyah, gazeteci ve siyasetçi olarak katıldı.1920 ile 1923 yılları arası Burdur milletvekili olarak 1. T.B.M.M de yer almıştır. Kasım 1920 tari
hinde Kastamonu ya gitti Buradaki Nasrullah caminde yaptığı etkiliyeci vaazı Diyarbakır da basıldı ve tüm illere ve cephelere gönderildi.1921 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Subhi Bey’in ricası üzerine arkadaşı Hasan Sabri Bey kendisine milli marş yarışmasına katılmaya ikna etmişti. O güne kadar yarışmaya katılan şiirlerin hiç biri yeterli bulunmamıştı

En güzel şiiri, Mehmet Akif’in yazacağı kanatı, mecliste hâkimdi. Akif’in yarışmayı kabul etmesi üzerine kimi şairler şiirlerini geri çektiler.
Mehmet Akif ‘in orduya ithaf ettiği” istiklal marşı “ 17 Şubat 1921 tarihinde Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyeti Milliye’de yayımlandı.

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk‘a tapan, milletimin istiklal!

Hamdullah Subhi Bey tarafından Mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra 12 Mart 1921 cumartesi günü saat 17;49 da Milli Marş olarak kabul edildi. Kendisine verilmek istenen 500 lirayı Hilal-i Ahmer bünyesinde kurulan kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Darül Mesai vakfına bağış ladı. O günlerde Akif’in paraya ihtiyacı vardı. Geçim sıkıntısı çekiyordu. Parayı alması için israr edilmesine rağmen, vatanı ve milleti için yazdığı istiklal marşının karşılığında verilen parayı almayı uygun görmedi. Çünkü o, milletini ve vatanını çok seviyordu. M, Akif, Allah bu Millet’e bir daha böyle bir marş yazdırmasın temennisinde bulundu.27 Aralık 1936 tarihinde hakkın Rahmetine kavuştu. İst, Edirne kapı mezarlığına defnedildi.

 Ruhu şad olsun.

 

Bu haber 10703 defa okunmuştur.

Köşe Yazarları
kose Türk Olmak;03-05-2018