Hz Peygamber Ve Güven Toplumu

Tahsin Ötgüç

17-04-2017 08:33

Tahsin Ötgüç

Âlemlere rahmet olsun diye gönderilen evrensel ve cihanşümul Peygamberimiz Hz Muhammed (sav) efendimiz, içinde bulunduğu toplumu aydınlığa çıkarmak için Islama davet etmişti.  Haktan, hakikatten, insani değerlerden haberi olmayanlar davete icabet etmedikleri gibi başta Peygamberimiz olmak üzere Müslüman olanlara her türlü işkence ve eziyetleri reva görmüşlerdi.  Hz Peygamberimiz ve dostları, müşriklerin zorbalıklarına aldırış etmeden büyük bir sabır örneği sergileyerek İslam’ın yeryüzünde hâkim olmasına vesile olmuşlardır. O, İslam ki, Allahın Hz Peygamberimiz vasıtasıyla gönderdiği, insanların dünyasını ve ahretini mamur eden âlemler dini, ilahi kanun İslam. Her Hak Dini, gönderildiği toplumu Allahın arzu ettiği hayatla buluşmasını sağlar. Allahın arzu ettiği hayat, insanların birlik ve beraberliği, huzur ve güvenliğidir. Tüm dünya insanlığı için gönderilen İslam, insana büyük bir değer vermiş ve İnsani değerlerin tamamını koruması altına almıştır.

Bu insani değerlere sahip olunduğunda güvenli toplum, kendiliğinden oluşacaktır. Bunun örneği Miladi 622 yılında Medine’de kurulan İslam devleti bünyesinde görmek mümkündür. Bu devlette yaşayan Arap, Acem, Yahudi, Hıristiyan vel hâsıl herkes hayatından memnun. Komşuluk ilişkileri sağlam, kendi aralarında dayanışma ve paylaşım var. İnsani değerler bireyler tarafından korunmakta. İşte o insani değerlerden ilki nefsi (canı) korumadır. İnsanı yoktan var eden Allah tır. İnsana yaşama hakkını veren Allah, bu hakkı koruma altına alarak dokunulmaz kılmıştır. Bu hak, iman etsin veya etmesin her insana aittir.  Yüce Yaratan kuranında” Bir cana kıymaya veya yeryüzünde fesat çıkarmaya karşılık olması dışında, kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur” buyurmuştur. Maide,32. Allah yarattığı, yaşama hakkını verdiği insanın elinden, bu hakkın alınmasını, onun ölümüne sebep olmasını yasaklamıştır. Bir insan da olsa işlenilen fiilin bütün insanlara şamil olabileceği ayeti kerimede vurgulanmıştır.

İnsani değerlerden ikincisi aklı koruma:  İnsanı diğer varlıklardan ayrı kılan aklıdır. İslam akla büyük önem vermiştir. Akıl insanı, dini ve dünyevi yönden yaptığı her işten sorumlu kılan bir melekedir. Aklın gıdası doğru bilgidir. Bunun yolu ve yöntemi ise okumak ve araştırmaktır. Ancak bu sayede arzu edilen bilgiye ulaşılabilinir. Akla ve aklın muhafazasına büyük önem veren İslam, ona zarar verecek her şeyi haram kapsamına almıştır. Allah kuranında “ Ey iman edenler! İçki, kumar, mabut için dikili taşlar, fal okları şeytan işi iğrenç şeylerden ibarettir. Bunlardan kaçının ki,  kurtuluşa erersiniz.” buyurmuştur. Maide, 90. Sağlıklı bir hayat için akıl, önemli bir nimettir. Allaha kulluğumuzun gereğini onun sayesinde yapabiliyoruz. Hayatın içinde günlük işlerimizi, onun vasıtasıyla planlayarak yapıyor ve üretken olabiliyoruz. Bu bakımdan sahip olduğumuz akıl nimetini, ona zarar verebilecek etkenlerden korumamız lazım gelir.

İslam’ın koruma altına aldığı insani değerlerden üçüncüsü Dini (inancı) koruma: Allah insana verdiği cüz’i iradeyle, onu inanıp inanmamasında serbest bırakmıştır. Zorla iman ve dindarlığın olamayacağı ilahi bir kanunudur. İnsanlar belli bir dini inansınlar diye zorlanamazlar. Yüce Allah kuranında,” Dinde zorlama yoktur. Doğru eğriden açıkça ayrılmıştır. Artık kim sahte tanrıları reddeder de Allaha inanırsa kopmayan sağlam bir kulpa sarılmıştır. Allah her şeyi işitir ve bilir” buyurmuştur. Bakara, 256. Toplum içinde yaşayan hiçbir insan inancından mensubu olduğu dininden dolayı hor görülemez ve baskı altına alınamaz. Kişi aklı sayesinde Hakla batılı birbirinden ayırt etme gücüne sahiptir. İnsanın sahip olduğu bu güçle, Allaha yönelme ve hak dinde buluşma sorumluluğu vardır.

İnsani değerlerden dördüncüsü, nesli (iffet ve namusu) koruma:  Kimse bir başkasının bu değerlerini, dedikodu, gıybet, tecessüs,  su-i zan ve benzeri yollarla dil uzatamaz. Cenab-ı Hak kuranında” Ey! İman edenler! Zannın çoğundan kaçının, çünkü bazı zanlar günahtır. Gizlilikleri araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın.Herhangi biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?. Bundan tiksindiniz! Allaha itaatsizlikten sakının. Allah tövbeleri çokça kabul etmektedir, rahmeti sonsuzdur” buyurmaktadır. Hucurat,12 Evlenme çağına gelen gençlerin evlenip sağlıklı yuva kurmaları, bu birlikteliğin huzur ortamında sürdürmeleri, neslin korunması açısından büyük önem arz etmektedir. Bununla beraber her birey kendi onurunu, şahsiyetini ve iffetini koruduğu gibi, diğerlerinin de sahip olduğu değerleri koruması gerekir.  Bu sayede toplumdaki bireyler arasında güven duygusu oluşur. Bunun için söylem ve eylemlerimize dikkat etmemiz lazım gelir.   

İnsani değerlerden beşincisi malı (alın teri, emek) koruma: İnsanın sahip olduğu malının, kazancının ve birikiminin dokunulması, çalınması veya zarar verilmesi, caiz değildir. Bundan dolayıdır ki, hırsızlık ve gasp haramdır. Peygamberimiz (sav) efendimiz malı uğrunda öldürülen şehittir, buyurmuştur. Yüce Allah kuranında” Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Bile bile, günaha saparak, insanların mallarından bir kısmını yemeniz için onun bir parçasını yetkililere aktarmayın” buyurmaktadır. Bakara,188. Yukarıda açıklamasını yaptığımız ve İslam’ın koruması altına aldığı bu beş insani değerlerin dokunulmazlığının kabullenilmesi gerekmektedir. Bu hususta Allahın beyanlarına, peygamberimiz efendimizin tavsiye ve öğütlerine kulak vermek gerekmektedir. İşte o zaman tüm insanlığın ihtiyacı ve özlemi olan huzurlu toplum kendiliğinden oluşacaktır. Aynen Medine şehrinde miladi 622 tarihinde kurulup 632 yılına kadar on yıl devam eden asrısaadet (huzurlu devir) gibi. Kendisi için sevdiğini başkası için seven, kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi, başka bir kardeşine yapılmasını arzu etmeyen bireylerin oluşturduğu toplumun adıdır” Güven toplumu”  Bu gün yeryüzünde insanların silaha, bombaya, zehirli gazlara ihtiyaca yok. Barınacak eve, içecek suya, yiyecek ekmeğe, tedavi olacak doktora, hastaneye ve ilaca ihtiyacı var. Bunların varlığının devam ettiği yerlerde insanların yarınlarına güvenle bakmaları mümkün müdür. Elbet teki mümkün değil. O zaman yapılması gereken Evrensel Peygamberimiz (SAV) efendimizin şahsında oluşan güvenli toplumu oluşturmaktır. Bunu da İslam ümmetinin yapması lazım gelir. Diğerleri bunu model olarak alabilsin. İnsanlığın huzur ve mutluluğu buna bağlıdır.           

Bu haber 3572 defa okunmuştur.

Köşe Yazarları
kose Düğün Magandaları11-09-2018