Hayat ve zaman

Tahsin Ötgüç

23-02-2017 18:23

Tahsin Ötgüç

Hayat ve zaman, Allahın insana verdiği önemli nimetlerdendir. Hayatı da zamanı da en iyi şekilde değerlendirmek gerekir. Zira her nimet bir emanettir. Emanete riayet edilmesi, hakkının verilmesi, lazım gelir. Emanet, sorumluluk ve mesuliyet gerektirir. Bu cümleden olarak özellikle zaman nimetinin hakkını verme adına yapıp ettiklerimizi irdelemek lazım gelir. Hz Mevlana derki, “ Ya olduğun gibi görün, yâda göründüğün gibi ol.” Biz de şöyle diyebiliriz. Ya söylediğini yap, yâda yaptığını söyle. İkilemli, zikzaklı bir yaşantı, birey ve topluma fayda getiremez. Bu halde olanlar, zaman sürecini iyi değerlendiremiyor demektir.    

Yüce Allah Kuranında, “ Ey müminler, niçin yapmayacağınız şeyleri (yaparız diye) söylüyorsunuz. Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında çok çirkin bir davranıştır,” buyurmuştur. Saf, 2-3.      Bu ayetlerdeki hitap mümine aittir. Allah biz Müslümanlara neden yapamayacağınız şeyleri yaparız diye söylüyorsunuz. Hâlbuki böyle yapmanız Allah katında çirkinliktir. Büyük günahtır. Allah Kuranında yalan sözden kaçının buyurmakta. Yalan konuşmak, söz verip de yerine getirmemek Allahın haram kıldıklarındandır. Buradan hareketle yalan konuşarak insanlara ümit verip sonuçta onları karamsarlığa itmek de Allahın yasak kıldıkları arasında olduğunu söylemek doğru olandır. Müslüman söylemiyle, eylemiyle aynı olandır. İnsanı değerli kılan da sözü değil, yaptığı iştir. Kişi, yapıp ettiği, başardığı kadar değer kazanır. Dayanaktan, doğruluktan yoksun pek çok kelam, sahibine bir şey kazandırmadığı gibi, zaman içersinde var olan değerini yitirmeğe vesile olur. Bu bakımdan çok söz yerine, yararlı iş, üretmek o denli önemlidir.  
Atalarımız boşuna dememişler “ Ayin esi iştir kişinin lafa bakılmaz”  Kişinin yaptığı iş aynasıdır. Nasıl ki,  karşımızda olan aynada kendimizi görürüz. Aynen bu gibi, yaptığımız iş de bizim aynamızdır. Aynada ne görüyorsak biz o kadarız. O aynadaki yansımadan başka bir şey değiliz. Bundan dolayıdır ki, söylem değil, eylem önemlidir. Toplum üzerinde bir göz gezdirdiğimiz zaman öyle insanlar görürüz ki, sözüyle eylemi, işi ile sözü bambaşka. Bunlar zanneder ki, topluma faydalı oluyoruz, işi götürüyoruz. Allahın verdiği zaman sürecini iyi kullanıyoruz. Bilakis durum onların zannettiği gibi değil Çünkü söz eylemle birleştiği zaman işe yarar hale gelir ve değer kazanır. Bunun sonucunda talep edenle talebe karşılık veren birlikte mutlu olurlar. Birey bazında oluşan karşılıklı güven duygusu, toplumun bütün katmanlarına yayılır. Böylece mutlu bireylerin oluşturduğu toplumda huzur ve güven meydana gelir.  

Bilinmelidir ki, uzay çağında yaşıyoruz. Teknik ve teknoloji sayesinde dünyanın her tarafından anında haber veya bilgi alabiliyoruz. Dayanağı olmayan ve yerine getirilmeyen söylemlerle toplumu huzur ve mutlu kılamadığımız gibi, güvenlerini de kaybederiz. Yaşantımızın dini ve dünyevi boyutu vardır. Söylem ve eylerimiz bütünlük içinde olmazsa, özümüz sözümüze, sözümüz de özümüze uymazsa, toplum içinde saygınlığımız ve değerimiz sarsılır. Üretemeyen, işin hakkını veremeyen, insanlara faydalı olamayan kişi durumuna düşeriz. Bunun yanı sıra bu olumsuz tablodan dolayı Allaha karşı sorumlu oluruz. Zaman nimetini iyi kullanmadığımız için hata etmiş, günaha girmiş oluruz. Böylece dünyamızı da ahretimizi de mamur edememiş oluruz. Müslüman’ın arzu ettiği hayat, bu olmasa gerek. Öyleyse her kesin mutlu olacağı hayatla buluşmak için Hz Mevlana’nın dediği gibi ya olduğumuz gibi görüneceğiz veya göründüğümüz gibi olacağız. Atasözünde olduğu gibi, işimiz aynamız olacak, İşimiz bizi gösterecek, bizler işimizde görüneceğiz. Zira kişi, yaptığı iş kadardır. Sözüyle değil, icra ettiği işi oranında değer kazanır.   

Bu haber 3877 defa okunmuştur.

Köşe Yazarları
kose Düğün Magandaları11-09-2018