0

Turgut Reis Özk

26-02-2016 09:23

Turgut Reis Özk

Son günlerde dillerde dolaşan bir şiir ya da ağıt sözleri “Emri Olur” benim olduğu gibi bakıyorum ahalinin dilinde dolaşmakta, bende konuyu kendi çapımda araştırıp okurlarım ile paylaşmak istedim.
Belki birçok okurum ben zaten biliyordum diye hayıflanacak ama bilmeyenlere de inşallah ışık tutar dillerinde dolanan “Taş bassın yerime dedi, gönlüne, gönlüne-Emri olur başım gözüm üstüne, üstüne, üstüne” dizelerinin niçin yazıldığını naçizane bilgilendirmek. Bu dizeleri ezgi olarak çok güzel yorumlayan hemşerimiz Mustafa Ceceli’ye teşekkür ederim.

 Vahşi‘nin Hz. Vahşi oluşu

Vahşî, Hz. Hamza’nın bedir savaşında öldürdüğü Tuayme‘nin kardeşinin oğlu olan Cübeyr bin Mutim‘in kölesi idi. Habeşli olduğu için, el ile ok ve mızrak atmakta usta idi. Uhud savaşında, Cübeyr buna demişti ki:

 Hamza’yı öldürürsen seni azat ederim!

Daha o zamanlar Müslüman olmakla şereflenmemiş olan Ebu Süfyan‘ın hanımı Hind de, babasının ve amcasının intikamı için, Vahşî‘ye mükâfat vâd etmişti.

 Vahşî, Uhud‘da taş arkasına pusuya girip, yalnız Hz. Hamza’yı gözetirdi. Hz. Hamza sekiz kâfiri öldürüp, saldırırken, vahşî mızrağını atarak, onu şehit etti. Sonra, gidip durumu Hind‘e haber verdi. Hind sevinip üzerindeki ziynetlerin hepsini Vahşî‘ye verdi. Daha da vereceğini söyledi.

 Uhud savaşında Peygamberimiz birkaç kâfire bedduâ etmişti. ‘‘Vahşî’ye niçin lanet etmiyorsun‘‘ dediklerinde, buyurdu ki:

 Miraç’ta, Hamza ile Vahşî’yi kol kola, birlikte cennete girerlerken görmüştüm.

 Hicretin sekizinci yılında, Mekke fethedildiği gün, Vahşî, Mekke’den kaçtı. Bir zaman uzak yerlerde kaldı. Sonra pişman olup, Medine’de mescide gelip, selam verdi. ResulAllah efendimiz selamını aldı.

 Vahşî dedi ki:

- Ya ResulAllah! Bir kimse Allaha ve Resulüne düşmanlık yapsa, en kötü, en çirkin günah işlese, sonra pişman olup temiz iman etse, ResulAllahı canından çok seven biri olarak, huzuruna gelse, bunun cezası nedir?

 ResulAllah efendimiz buyurdu ki:

- İman eden, pişman olan affolur. Bizim kardeşimiz olur.

- Ya ResulAllah! Ben iman ettim. Pişman oldum. Allahü Teâlâ’yı ve onun resulünü her şeyden çok seviyorum. Ben Vahşî’yim.

ResulAllah efendimiz, Vahşî adını işitince, Hz. Hamza’nın şehit edilmiş hâli gözünün önüne geldi. Ağlamaya başladı.

Vahşî, öldürüleceğini anlayarak kapıya yürüdü. Ashab-ı kiram kılıçlarına sarılmış, işaret bekliyordu.

Vahşî,

‘‘son nefesimi alıyorum‘‘ derken,

Herkes, ‘‘öldürün!‘‘ emrini beklerken, ResulAllah efendimiz buyurdu ki:

- Kardeşinizi çağırınız!

Kardeş sözünü işitince, saygı ile çağırdılar. Peygamber efendimiz Vahşî’ye, ‘‘affolunduğunu‘‘ müjdeleyerek

Buyurdu ki:

”Benim karşıma çıkmasan” diyecekti “seni gördükçe amcam geliyor aklıma çok üzülüyorum”

Emre telakki edecekti Hz. Vahşi görünmeyecekti. Herkes mescitte, Vahşi, sütunlar arkasındadır…Yaklaşamamak ResulAllah (S.A.V) metreler mesafesinde olmak ama ona dokunamamak…Belki olsun diyecekti olsun Müslüman oldum ya ona ümmet oldum ya, bu da büyük nimetti demiştir elbet.. Mahcup, başı önünde yaşadı.

Öyle bir amel işlemem lazım ki beni affetsin, yüzüne bakabilsem derdi...

Peygamberimizin vefatından sonra bir gün peygamber olduğunu iddia eden Müseyleme adında birine karşı savaşa çıkılıyordu... Vahşi(r.a.) ‘‘onu ben öldürmeliyim böylece ResulAllah‘a karşı mahcupluğum kalmaz ‘‘diye düşünüyordu... Bu savaş çıktığında Peygamberimiz(S.A.V) vefat etmişti...

Nihayet sefere çıkılmıştı. Hiç kimsenin yaklaşamadığı Müseyleme‘ye vahşi çok yaklaşmıştı...

Sahabeler ‘Vahşi biraz geri gel‘ diyorlardı...

Ama vahşi onu öldürmeye kararlıydı...

Müseyleme‘ye bir hayli yaklaştı ve mızrağını fırlattı...

Müseyleme bir anda yere düştü...

Hz. Vahşi sevinmeye başladı;

Vurdum onu...

Vurdum onu...

Artık peygamberimi görebilecem...

O gül yüzü görebilecem diye seviniyordu...

Bir anda ; ‘gördüm onu‘ diye haykırıp yere düştü...

 Sahabeler başına toplandılar ‘kimi gördün, vahşi‘ diyorlardı;

Vahşi de ses yok...

Bir zaman sonra vahşi kendine geldi ve koşmaya başladı...

Bir yandan da ‘gördüm onu o gül yüzü gördüm‘ diye haykırıyordu...

Sahabelerde arkasından koşuyor ‘nereye ya vahşi‘ diyorlardı...

Vahşi bir an durdu...

-‘Peygamberimizi gördüm ...

-O gül yüzü gördüm...

-Yanında da...

-Yanında da amcası Hamza vardı...

-Bana tebessüm ettiler.

-Beni affetmiş ‘dedi...

 

Koşup Medine’ye gitmek istiyordu... Bir an önce Peygamberimizin kabrine gitmek istiyordu...

Hıçkıra hıçkıra ağlıyor ve Medine’ye koşuyordu...

 

Evet, gelmişti artık kabrin önüne... İçeri girdi ve artık o gül yüze bakabileceğim dedi..

Ağlıyordu... Hem de ne ağlama...Arkadaşları onu yalnız bırakmışlardı...

 Vahşi kabrine bile giremezdi...

-‘o gül yüze layık olmadan giremem‘ derdi...

Artık layıktı... Bakabilecekti yüzüne...

...

Emri Olur Ezgisi Peygamber efendimiz zamanında yaşanan bu olay üzerinden esinlenilerek yazılmış, kim dayanabilir ki 10 metre mesafede ResulAllaha (S.A.V) dokunamamaya…

Vahşi öyle bir sahabi

Onun da imtihanı öyleymiş…

Hani ezginin sözlerinde diyor ya:

 

Taş bassın yerime dedi gönlüne..

Emri olur başım gözüm üstüne..

Bakmasın demiş bir daha yüzüme..

Emri olur inansın bu sözüme..

Almasın demiş adımı diline..

Vay ben ölem atsın toprak üstüme..

 alıntıdır.

 Hayırlı Cumalar Cumamız Mübarek Olsun. TRÖ

Bu haber 24378 defa okunmuştur.

Köşe Yazarları
kose Suskunlar Meclisi31-10-2017