0

Tahsin Ötgüç

23-06-2016 20:24

Tahsin Ötgüç

Ramazan ayı, manevi bir temizlik ayıdır. Allah Telanın Müslüman kullarına verdiği bu nimetin hakkını verme adına tövbe ederek Allahtan bağışlama dilemeleri her mümine ait bir görevdir. Aynı zamanda kendi menfalarınadır. Yüce Allah da Müslümanlardan tövbe ede
rek bağışlanma dileğinde bulunmalarını istemektedir.
               
Tövbe: sözlük anlamı, dönmek demektir. İşlenen günahlardan vazgeçmek manasına 
gelir. Başka bir deyişle, yapılan hata ve kusurun günah olduğunu bilerek ve onu yaptığından dolayı pişmanlık duyup terk etmektir. Tövbede önemli olan, söylem ve eylemin çirkinliğini bilmek ve ondan vaz geçmektir.    

Tövbe eden kimse, çirkin davranışları güzeliyle değiştirdiği, Allahtan uzaklaştıran yolları terk ettiği için, takdire şayandır. İnsan kötü yolu terk etmekle kalmamalı, kusurlarını da  telafi etmek için, ibadet ve taatla Allah’ın rızasını kazanmaya çalışmalıdır. Tövbe etmenin belirli bir zamanı yoktur. Her zaman hata ve kusurumuzdan geri dönmemiz mümkündür

İstiğfar: Allah Telaya Rabbim, beni bağışla! diye dil ile yalvarırken, bedeni, günahlardan uzak tutmaktır. Yüce Yaratıcıdan umud edilen ise, istiğfar eden kulunu mağfiret edip bağışlaması, daha açık bir ifadeyle, onu kötülüklerden korumasıdır Hz Ali (r,a) nin dedi ği  gibi, dünyada Allah telanın azabından kurtulmanın iki yolu vardır. Bu yollardan biri Pey
gamberimiz (sav) efendimizin varlığıdır. Şu anda böyle bir imkân yoktur. Geriye sıkı bir şekilde tutulması gereken tek yol kalmıştır. O da istiğfardır.

Bu hususta Allah Tela şöyle buyurmaktadır. “Sen onların içlerinde bulunduğun müddetçe Allah, onları azaba uğratmayacaktır. Onlar bağışlamalarını dilerken, Allah kendilerine azap etmez”.. Enfal, 33. Allah Telanın kullarına olan merhametini bütün yönleriyle ortaya koyan bu Ayeti Kerime, ne kadar ümit verici değil mi?. Kullarına karşı böylesine şefkatli bir  Rabbi olan insan, nasıl ümitsiz olabilir. Bu Ayeti Kerimede Allahtan bizi bağışlamasını dilediğimiz sürece azaba uğramayacağımız vaat edilmiştir.

Yüce Mevla’mız bizlerin hata ve günahlardan kurtulmak için, samimi olarak tövbe
etmemizi istemektedir. Bu hususta şöyle buyurmaktadır. “Ey iman edenler! Allah’a samimi
yetle tövbe edin. Ola ki Rabbiniz kötü işlerinizi sizden tamamen siler ve Allah”ın o peygamberi ve onunla iman etmiş bulunanları rezil etmeyeceği bir günde sizi, atlarından ırmaklar akmakta bulunan cennetlere girdirir. Onların nuru önlerinde ve sağlarında koşacaktır. Onlar (münafıkların nurunun söndüğünü görünce): Ey Rabbbimiz! Bizim için nurumuzu tamamla ve günahlarımızı bağışla. Şüphesiz  ki sen her şeye kadirsin.Tahrim,8. Allah Tela, samimiyetle tövbe edin derken, işlediğiı günahtan dolayı üzülüp, vicdan azabı çekmesini istemekte ve onun kendi kendine “ben artık bu suçu bir
daha yapmayacağım diye söz vermesini beklemektedir.

İslam âlimlerine göre, yapılan tövbenin geçerli olması için üç şartın yerine geti
rilmesi gerekir. 1- günahı terk etmek. 2- Günahı işlediğine pişman olmak.3-Bir daha o güna
hı yapmamaya karar vermek. İşlenen günah kul hakkını ilgilendiriyorsa o zaman dördüncü şart devreye girer. Dördüncü şart ise, kul hakkından arınıp kurtulmaktır. Bu da şöyle olur.
Eğer hak, mal ve benzeri eşya ise, onu sahibine verir. İftira, arkadan çekiştirme gibi manevi bir hak ise, sahibinden af diler. Peygamberimiz (sav) efendimiz,” Ey insanlar! Allah’a tövbe edip ondan bağışlama dileyin. Ben günde yüz defa Allah’a tövbe ediyorum” buyurmuşlardır. Ramazan ayı bir fırsattır. Bunu en iyi şekilde değerlendirelim inşallah..Özellikle seher vaktinde yapılan dua ve tövbe-i istiğfarların kabul olunacağı gerçeğinden hareketle zamanı iyi değerlendirelim. Hiç bir zaman ümitsizliğe düşmeyelim. Zira dua ve tövbe-i istiğfar yapmamızı isteyen yaratanımızdır. İftar anında ve seher vaktinde yüce Yaratanımıza yönelerek ondan bağışlamasını ve inayetini isteyelim
 

Bu haber 27162 defa okunmuştur.

Köşe Yazarları
kose Suskunlar Meclisi31-10-2017