Bugun...



Osmanlı Düşünce Dünyasında Cumhuriyet Fikri Konferansı
Tarih: 01-11-2018 13:14:26 Bu haber 1282 defa okunmuştur. + -


Çankırı Karatekin Üniversitesinde Osmanlı Düşünce Dünyasında Cumhuriyet Fikri Konferansı

facebook-paylas

Osmanlı Düşünce Dünyasında Cumhuriyet Fikri Konferansı

Çankırı karatekin Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanlığı tarafından düzenlenen ve konuşmacı olarak Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Özcan’ın yer aldığı “Osmanlı Düşünce Dünyasında Cumhuriyet Fikri” konferansı 31 Ekim 2018 Çarşamba günü Rektörlük konferans salonunda gerçekleştirildi.

Saygı duruşu ve istiklal marşımızın okunması ile konferansa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhammed Nuri Öner, Eldivan belediye Başkanı Nusrettin Gökçer, ÇAKÜ Genel Sekreteri Ali sarıca, İl Kültür ve Turizm Müdürü M. Kemal Karatatar, İl Müftüsü Bürhan Keleş, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Konferans konuşmacısı ÇAKÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Özcan’ın konuşması ise şu şekilde; “Aslında ben böyle bir konuşmayı ömrümden 5 yıl hızlandırarak Cumhuriyet’in 100. Yıl dönümünde yapmak isterdim. Allah ömür verirse belki de böyle bir konuşma fırsatı bize 100. Yılda yeniden doğar. Bunu çok arzu etmemin nedeni önümüzdeki 5 yılın, Cumhuriyet döneminde ulaşılmak istenilen hedeflerin birçoğuna ulaşılacağı inancımdır. Tarihçiler için bu tür yüzyıllık dönüm noktaları farklı bir anlam ifade ederler. Başlangıcı daha çok hedef gösterme ve hedeflere ulaşmak için gerekli argümanların oluştuğu bir zamandır. Fakat yüzüncü yıl hedeflerin birçoğuna ulaşıldığı ve yeni hedefler belirlendiği bir zamanın işaretidir. Yüz yıl önceki Cumhuriyet artık toplumsallık kazanmıştır. Cumhuriyet  100 yıl önceki Cumhuriyetten farklı bir olgunluk içindedir. Adı Cumhuriyet olmasa bile ondan önceki 100 yıl öncesinde Cumhuriyet’e giden yol açılmıştı. Önümüzdeki beş yılı zamanın hızıyla düşündüğümüz çok daha yoğun olacağını ve 
özellikle gençlerin bu yoğunluğu parlayan gözleri, heyecanları ve coşkularının itici gücüyle zamanın ruhuna uygun niteliklerle donanmış olarak geçireceğini düşünüyorum. Burada bulunanlar üniversitemizin geleceğinin beş yıl sonrası için keyifle izleyecekleri bir manzara sunacağından emin olabilirler. 95 yıl öne kurulan Cumhuriyetin dünyaya meydan okuması silahla, harple, ordularıyla değil gelecekte neler yapılacağına, yapılması gerektiğine dair, medeniyete dair birçok hedefler göstererek olmuştur.  Zamanla bu hedeflerin çoğaldığını gördük. Mesela bunların içerisinde demiryolları önemli bir yer tutar. 1950’li yıllara gelmeden demiryollarının yaklaşık sekiz milyon kişi taşıyacağından bahsediliyordu. Hedef olarak afişler yapılmıştı. Bugün bu sayılar artık unutuldu. Hızlı trenle taşınan yolcu sayısı bile bu rakamların üzerine çıktı. Hedeflere her geçen gün ulaşıldığı gibi yeni hedefler oluşuyor, Cumhuriyet ilk zamanlarındaki yukarıdan aşağıya giden coşkusu günümüzde cumhurun gönüllü coşkusuna dönüşmüştür. 

Cumhuriyet düşüncesi, fikri, siyasal bir sistem olarak veya kültür olarak, bir devlet düzeninin anlamı olarak birçok insan tarafından 29 Ekim 1923 tarihinde birden bire ortaya çıkmış gibi görülüyor. Oysa her inkılabın, her yeni kuruluşun arkasında bir tarihsel arka planın varlığı gerçeği bizi, popüler bilgilerin, sloganların, törensel cümlelerin ötesinde duran geçmişe götürüyor. Bu tarihçi olmanın bize yüklediği bir sorumluluk.    Cumhuriyet erken devirlerde izlerine rastlanan bir sistem.  Batı merkezli tarihler ki tarih hırsızlığının yansımasıdır, cumhuriyeti yani bu kavramla ifade edilen Cumhuriyeti eski Yunan’a götürürler. Benzer siyasal formların varlığı üzerinde düşünülmez bile. Yunandan Roma’ya geçer Cumhuriyet  sonraki zamanlarda Avrupa’da yeniden doğar. Osmanlı kaynaklarına baktığımız zaman Cumhuriyet veya benzer formlar 19. Yüzylın ikinci yarısından sonra konuşulmaya başlanmıştır. Meşveret sistemi Hz. Peygamber devrinde aranmış Cumhuriyet’in köklerinin islami referansları bulunmuştur.  Namık Kemal İslam ile modern siyasal sistemler arasında sentez yapmaya çalışmıştır. Bu sentezin meşruiyet kaynağını Hz. Peygamber devrinde aramıştır.  Cumhuriyet ilan edilirken de İslami referanslar aranmıştır, Yeni Osmanlıların düşüncesi bir şekilde yeniden canlandırılmıştır. Tarih bize her şeyin birdenbire ortaya çıkmadığını düşünsel ve tarihsel bir arka planının olması gerektiğini öğretiyor. Nitekim Atatürk’ün fikri alt yapısı kendi kuşağının imkânlarıyla oluşmuştur. O, yıpranan ve etkisiz hale gelen saltanat kurumunun Yeni Türkiye’nin hedefleriyle uyuşmadığının farkına varmış ve Yeni Türkiye için en uygun sistemin Cumhuriyet olacağına karar vermiştir. Yeniden konuşmamızın başındaki ifademize dönersek, Cumhuriyet denildiğinde zaman çoğu insanın aklına birdenbire ortaya çıkmış bir siyasal sistem gelmektedir. Oysa kavramın Osmanlı düşünce dünyasında serüveninin Cumhuriyet'in ilanından bir asır öncesine gidecek kadar eski kullanımı olduğunu belirtmiştik Kavramın ilk kullanımı Fransız Devrimi sonrasında meydana gelen gelişmeler üzerinedir. Osmanlı döneminde doğrudan Cumhuriyet kavramı üzerinden olmasa da onu içeren tartışmalar Tanzimat ile birlikte başlamıştır. Tanzimat, Birinci ve İkinci Meşrutiyet dönemleri Cumhuriyet’e giden yolun tarihsel arka planını oluşturur. Bazı aydınların tarihi arka planı görmeksizin yaptıkları ideolojik yorumlar birçok insanı tarih söz konusu olduğunda çatışmacı bir dile sürüklemektedir. Oysa tarihin dün bugün ve gelecek üzerinden sağladı bir  tefekkür rahatlığı vardır. Burada olgular yerli yerine oturtulmaz ise kurumlarımız, siyasal ve kültürel kazanımlarımızın hepsi köksüzlük tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet zamanın ruhuna göre yorumlanmış aynı anlam arayışının ürünüdürler.  Bu arayış ideal olanı içerir, toplumun huzur, güven ve refahını geliştirmeyi onu muasırlarıyla medeni bir yarış içerisine sokmayı hedefler. Türkiye Cumhuriyeti bulunduğu kültür-medeniyet coğrafyası çerçevesinden bakıldığı zaman farklı bir yerdedir, aynı şekilde Batı kültür-medeniyeti çerçevesinden bakıldığı zaman da farklı bir yerdedir. Dünya sistemi içerisinde siyasal, sosyal ve kültürel anlamdaki özgünlüğünde Cumhuriyet bir dönüm noktası olmuş bu dönüm noktasında yüz yıl geçerken hem bu yüzyıllık mirası hem de ondan önceki yüzlerce yıllık mirasın gücüyle geleceğe Yüzyıllık Cumhuriyet vizyonuyla ilerleyecektir. Çankırı Cumhuriyet’in başlangıç noktasında önemli bir mevkide bulunuyordu. Milli Mücadelenin kazanılmasına giden yollardan birindeydi. Bu günde inanıyorum ki özellikle ÇAKÜ-Çankırı Karatekin Üniversitesi üzerinden baktığımız zaman Çankırı, Türkiye Cumhuriyetinin yeni vizyonunun hayat bulduğu yerlerden birisidir ve bunun önümüzdeki yıllarda daha da belirgin olacağına inanıyorum.”

Konferansın sonunda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhammed Nuri Öner tarafından Doç. Dr. Ahmet Özcan’a hediye ve plaket verildi.

 

 

 

 

 




Bu haber 1282 defa okunmuştur.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Üniversite Haberleri

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
FOTO GALERİ
  • Tasmescit
    Tasmescit
  • Çankırı Merkez
    Çankırı Merkez
  1. Tasmescit
  2. Çankırı Merkez
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Münevver Abla ve Eşi Çankırıyı Böyle Geziyorlar
    Münevver Abla ve Eşi Çankırıyı Böyle Geziyorlar
  • Çankırı Merkezde Kuşların Dansı
    Çankırı Merkezde Kuşların Dansı
  • 10 Kasım - Ulu önder Atatürk Çankırı’da Andı
    10 Kasım - Ulu önder Atatürk Çankırı’da Andı
  • Çankırı Taş Mescit
    Çankırı Taş Mescit
  • Cumhuriyet Bayramı 2018
    Cumhuriyet Bayramı 2018
  • Çankırı Kalesi
    Çankırı Kalesi
  1. Münevver Abla ve Eşi Çankırıyı Böyle Geziyorlar
  2. Çankırı Merkezde Kuşların Dansı
  3. 10 Kasım - Ulu önder Atatürk Çankırı’da Andı
  4. Çankırı Taş Mescit
  5. Cumhuriyet Bayramı 2018
  6. Çankırı Kalesi
VİDEO GALERİ
YUKARI