Çocuğum İlkokula Hazır mı?


Tarih: 06-09-2018 08:35 Genel Haberleri Muhabir: Turgut Reis  Bu haber: 774 Defa Görüntülendi

Çocuğum İlkokula Hazır mı?

Çocuğum İlkokula Hazır mı?
Okul hayatına adım atmak hem çocuk hem de aile için çok önemli ve heyecan verici bir durumdur. Çocuğun okul hayatında başarılı ve mutlu olması öncelikle okul olgunluğu düzeyi ile ilgilidir. Okul olgunluğu ise çocuğun kendisinden istenilen, beklenilen tutum ve davranışları sergileyebilecek durumda olmasıdır. Eğer çocuk bu olgunluğa ulaşmadan ilkokula başlarsa okula ve öğrenmeye karşı olumsuz bir tutum sergileyecektir.
Ailelerin bu süreçte dikkat etmesi gereken nokta çocuğun gelişim özelliklerini takip ederek okula başlama zamanını tespit etmektir. Bu konuda ailelerin öğretmen ve uzmanlardan görüş almaları sağlıklı ve doğru bir karar vermelerine yardımcı olacaktır.
Okul olgunluğuna ulaşmış bir çocuk okula başlamaya hazırdır.

Çocuğun okula hazır olması ne demek?

Okula başlaması düşünülen çocuğun okul hazır olup olmaması üç farklı değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir. (Fiziksel gelişim, Bilişsel Gelişim ve Hazırlık, Sosyal ve Duygusal Gelişim ve Hazırlık)

 

1-      Fiziksel Gelişim ve Hazırlık;

Okula başlayacak çocuk, içinde bulunduğu yaş grubunun fiziksel özelliklerini taşıması gerekmektedir. Çocukların fiziksel gelişimleri aynı zamanda zihinsel, sosyal-duygusal gelişim ve akademik (okul-ders) başarıları üzerinde çok etkilidir.

Çocuk ilkokula başlamadan önce ailenin çocuğunda görme ve işitme sorunu olup olmadığının tespiti için çocuğunu konunun uzmanlarına muayene ettirmesi çok yararlı olacaktır. Görme ve işitme problemini çocuklar ve aileler genellikle geç fark etmektedirler. Çocuğun okul başarısızlığının nedenlerinden birisi de işitme ve görmedeki problemlerdir. Bu konuda erken teşhis ve tedavi son derece önemlidir. Çocukta görme veya işitme ile ilgili herhangi bir engel tespit edildiğinde bu durum mutlaka sınıf öğretmenine bildirilerek sınıf içerisinde öğrenciye yönelik tedbirler alınması gerekmektedir. Sınıftaki oturma düzeni oluşturulurken görme ve işitme ile ilgili sorun yaşayan çocukların ön sıralara oturması son derece önemli bir ihtiyaç ve aynı zamanda yasal olarak haktır.

Okula başlayan çocukta sürekli devam eden bir hastalık ya da düzenli kullandığı ilaç varsa bu durumunda öğretmeni tarafından paylaşılması gerekmektedir.

Çocuk okula başlayacağı dönemde kendi başına yemek yemesi, giyinmesi, el-yüz yıkaması, düğme ve fermuarını açıp kapatması, tuvaletini yapması gibi öz bakım becerileri fiziksel gelişim özellikleri arasındadır. Bu konuların okul başlamadan halledilmesi çok önemlidir. Aksi halde sürekli birilerinin desteğine ihtiyaç duyacak olan çocuk okul hayatında çok zorlanacaktır.

Okula başlayacak çocukların tek ayak üzerinde zıplayabilmesi ve geri geri yürüyebilmesi de sağlıklı bir fiziksel gelişim içerisinde olduğu hakkında bilgi verir.

İlkokulda öğretmenlerin çocuklar ile ilgili en büyük sıkıntılarından birisi kalem tutma alışkanlığıdır. Çocuk eğer kalemi doğru ve istenilen biçimde tutamazsa bu durum hem yazı yazmasında sıkıntı oluşturacaktır hem de çabuk yorularak sıkılmasına neden olacaktır. Bu dönemde çocuğun kalemi baş ve işaret parmağı ile düzgün bir biçimde tutması önerilmektedir. Bazı çocuklar kalemi 4–5 parmağı ile birlikte tutmaya çalışırlar. Ailelerin bu konuda okullar açılmadan baskı ve zorlama yapmadan doğru kalem tutma davranışını yerleştirme çalışmaları yapmasında fayda vardır. Özellikle boya ve çizgi çalışmaları yaptırılabilir. Okula başlama çağındaki çocukların boyama yaparken çizgini dışına taşırmamaları ailelerin dikkat edeceği konulardan birisidir. Yukarıda sıralanan noktalar ayrıca anne ve babaların çocuklarını okula hazırlarken de dikkat etmeleri gereken, çocuklarının geliştirilmesi gereken yönleri olarak da düşünülmelidir.

 

2-      Bilişsel Gelişim ve Hazırlık;

Erken dönemde pek çok deneyimin yansıması olan bilişsel beceriler çocukların yeni bilgileri kazanma açısından hazır hale getirir.  Bilişsel gelişim ile birlikte çocuklar gözlem yapmayı, benzerlik ve farklılıkları ayırt etmeyi, problem çözmeyi ve soru sormayı öğrenirler.

Okul olgunluğuna erişmiş bir çocuğun bilişsel gelişim özelliklerinden birisi çocuğun temel şekilleri (daire, kare, üçgen, dikdörtgen) yaşamın içinde kullanıldığı biçimde tanımasıdır. Mesela araba lastiğinin daire, masanın kare ya da televizyonun dikdörtgen olduğunu bilmesidir.

Okula başlayacak bir çocuğun bakmadan yazı yazması beklenmez, (yazan çocuklar da olacaktır ama yazması olması gereken zorunlu bir özellik değildir.) ancak bakarak bir kelime ya da şekli kopya edebilmesi bilişsel gelişim açısından önemli bir ipucudur.

Okullar açıldığında çocukların ve öğretmenlerin yaşadığı önemli konulardan birisi de dikkat ve ilgi dağınıklığıdır. Özellikle okul öncesi kurumlarına yani anaokuluna giden bazı öğrencilerde sınıf içinde gezme, uzun süre sırada oturmada sıkıntı ve sık sık tuvalete gitme isteğinin olduğu durumlar gözlenmiştir. Bu yaş grubundaki çocuklarda ilkokula başladığında uyum ve başarı sağlaması açısından ortalama 20-30 dk. oturup dikkatini bir konuya verebilmesi davranışının kazanılmış olması gerekmektedir. Aksi durumlarda özellikle kalabalık sınıflarda bu tür çocuklar öğretmenleri ve arkadaşları ile sıkıntı yaşayabilir.

Okul olgunluğuna ulaşmış bir çocuk için bilişsel gelişim özelliği olarak 20’ye kadar sayması ve rakamları tanıması da bir önemli bir veridir. Bu konuda istenilen düzeyde olamayan çocukların da aileler tarafından okullar açılmadan çocuklarını desteklemeleri yararlı olacaktır. Sayıların yanı sıra renk ve şekilleri bilmesi de bu yaş gruplarında okul olgunluğu için bir etkendir.

Aileler çocukları ile ilgili etkinlik yaparken sohbet ederken onların küçüklük -büyüklük, uzunluk -kısalık,  azlık-çokluk, ilk-son kavramlarını bilip bilmediklerini de gözlemeleri verilecek karar da etkilidir.

            Okula hazırlık aşamasında aileler çocuklarına bol bol hikâye okuyarak, bu hikâyeleri anlatmalarını isteyebilir. Bazen de bu hikâyeleri yarısına kadar okuyarak hikâyenin bundan sonrasını çocuğun kendi duygu ve düşünceleri ile tamamlamasını isteyebilirler. Bu yaş grubundaki çocuklar neden sonuç ilişkisini kavrayabilirler. Yaptıkları ya da yapmadıkları bir durumdan dolayı ödül veya ceza almalarının mantığını kavrayabilirler. Mesela çok TV izlediği için evdeki TV kapattığınızda bunun nedenini bilecek durumdadır. Ancak ısrarla ve inatla izlemek isteyebilir. Bu durumu anlayacağı bir dil ve uygun bir üslupla, kararlı bir biçimde yapmanız öğrenme açısından yararlı olacaktır.  

3-      Sosyal – Duygusal ve Dil Gelişimi ve Hazırlık

Sosyal ve duygusal yönden gelişmiş çocuklar okulda akademik anlamda daha başarılı olmaktadır. Çünkü bu durumdaki çocuklar öğrenmeye daha ilgili ve istekli olmaktadır. Akranları ve öğretmenleri ile iyi bir iletişim içinde olan çocuklar özgüveni yüksek ve öğrenmeye karşı daha açık olmaktadırlar.

Ailelerin bu süreçte çocukları ile iyi bir iletişim kurması çocuğun kendi duygu ve düşüncelerini rahatça ifade etmesine neden olacaktır. Duygu ve düşüncelerinin farkında olan ve bunları çevresi ile rahatlıkla paylaşan çocuklar okuldan ve öğrenmeden zevk alacaktır. Aksi durumda çocuklar yalnızlaşacak ve okula karşı isteksizlik durumu ortaya çıkabilecektir.

            İlkokulda çocuklar kendi aralarındaki oyunlarda kazanan ve kaybedenler olacaktır. Evde anne ve babası ile oynadığı her oyunu ‘kazanan’ çocuk aynı durumu okulda da isteyecektir. Kazanmadığı ya da gerilerde olduğu durumlarda ise hayal kırıklıkları yaşayacaktır.

Çocuğun okula hazırlanmasında ailelere düşen görevler neler?

Aileler çocuğun okula gidecek olmasını çocuktan bir kaçış ya da kurtuluş gibi, çocuğa verilmiş bir ceza gibi algılamalarına sebep olacak konuşmalardan kaçınmalıdırlar. Özellikle ‘Çok yaramazlık yapıyorsun, okula başlayınca görürsün gününü.’  ’Okula başla da senden kurtulayım.’ Gibi cümleler çocuğun kendisini değersiz hissetmesine ve okula karşı olumsuz bir tutum sergilemesine neden olacaktır.

Çocuğunuz okul hakkında ne kadar çok bilgi sahibi olursa o kadar az korkacaktır. Okulunu ve çevresini okular açılmadan birlikte gezilmesi faydalı olacaktır. Okulla ilgili zaman zaman çocuğu sıkmadan ve zorlamadan mini sohbetler edilebilir.

Okul açılır açılmaz çocuğunuzun okulunu, sınıfını ziyaret etmeye ve öğretmenleri ve arkadaşları ile tanışmaya gayret edin.

Okulun ilk gününü anlatan kitaplar okuyun. Böylece çocuğunuz bu konuda fikir sahibi olacaktır.

Bazı aileler çocuklarına okulu sevdirebilmek ve özendirebilmek amacı ile okulun çok eğlenceli bir yer olduğundan bahsederler. Ancak çocuğun okulda ne kadar eğleneceğini anlatırken, abartıya kaçmamaya özen gösterin. Yeni arkadaşlar edineceğini ve yeni şeyler öğreneceğini ama kimi zaman da canının evde olmak isteyebileceğini bilsin. Aksi halde okulun her zaman eğlenceli bir yer olmadığını görünce hayal kırıklığı yaşayabilir. Gerçekçi olmak lazım.

Çocuğunuzun can güvenliği açısından okul ve ev arasındaki ulaşımı hakkında ona bilgi verin.  Çocuğunuza okula hangi ulaşım vasıtası ile gideceğini önceden anlatın. Yürüyerek gidecekse, okul yolunda beraber yürüme alıştırmaları yapın. Servis ile gidecekse birlikte servis durağına yürüyün. Yoldaki işaretleri, trafik işaretlerini, yaya geçitlerini, vb. uyarı durumlarını birlikte inceleyin.

Çocuğunuza acil durumlarda size ulaşabilmesi için adres ve telefon numaranızı öğretin. Okulun ve sınıf öğretmeninin de telefonunu mutlaka öğrenin. Özellikle ilk günlerde okul dönüşü evde olmayacaksanız telefon edin ve gününün nasıl geçtiğini sorun. Telefon etmeniz de mümkün değilse aileden bir başkasının veya bir arkadaşınızın sizin yerinize çocuğunuzla ilgilenmesini sağlayın.

Çocuklar okula istek ve okulun önemi konusunda sizi model alacaktır. Eğer siz okul konusunda istekli ve olumlu davranıyorsanız çocuğunuzun da aynı şekilde davranma ihtimali yüksek olacaktır.

Evde yaşına uygun sorumluluklar verin. Yapabileceği kendi işlerini, kendisinin halletmesi için imkân ve destek verin. Özellikle okulda yaşadığı her güçlükte siz müdahale etmeyin. Kendisinin de çözüm için gayret göstermesini teşvik edin.

Çocukların okula başlayacak olması oyun dönemlerinin geçtiği anlamına gelmez. Çocuklar için oyun oynamak da bir öğrenmedir. Çocuğunuza oyun oynaması ve hareket etmesi için imkân ve ortam sağlayın Hoplamayan, zıplamayan, dengesini sağlayamayan çocuklar şekilleri çizmede, yazı yazmada zorlanır. Zikzak koşmayan çocuk zikzak bir şekil çizmede, daire çevresinde koşmayan bir çocuk daire şekli çizmede zorlanır.

            Okula başlama döneminden önce çocuklar gereğinden fazla TV izlerler. Bu durumda onların dikkat dağılmalarına neden olan etmenlerden birisidir. Çocuklar bu dönemde ilgi ve dikkatleri çok çabuk dağılır, çabuk sıkılılar. Çocuğunuzun bir işe dikkatini verip yoğunlaşması olması çok önemlidir. Aynı anda birçok işi yapmayı seven çocuğunuz varsa tek bir iş üzerine dikkatini toplamasına yardımcı olun. Bir konu üzerinde yoğunlaştığında destekleyin, övün. Kendi başına oyun kurmasına, tek başına meşgul olmasına imkân verin, destekleyin…

Okul çocuğun hayata hazırlandığı bir kurumdur. İlkokul öğretmeni çocuğun tüm yaşamında unutamayacağı bir öğretmen olacaktır. Eğitim öğretim hayatı boyunca çocuğun belki de yüzlerce öğretmeni olacak ama ilkokul öğretmeninin yeri ve önemi hep ayrı kalacaktır. İletişime ve değişime açık, mesleğini seven, iyi bir model olan sınıf öğretmeni çocuğa çok şey katacaktır.

Okul çocuğun hayatında çok önemli bir değerdir, öğretmen de okuldaki en önemli değerdir.

Okul hayatında başarılar, hayat okulunda mutluluklar dilerim…


Çelebi ÇAĞLAYAN

PDR Uzmanı





Etiketler:







 

HABERLER

Hakkımızda

Facebook Sayfamız

Haberci Editör Girişi

Çankırı haberleri - haber18.com

Yasal uyarı:Web sitemizdeki görseller kaynak gösterilse dahi, (Resmi Kurumlar hariç onlar kaynak göstererek kullana bilirler) izinsiz kullanılmaz.
Çankırı Haber ve Reklam Ajansı haber18.com Sitesi © 2018 Tel - Whatsapp: 0532 375 37 45 - EPosta: mavikent@hotmail.com